HAYVAN SEVGİSİ

Hayvan Sevgisi

Bir yerlerde okuduğum, hiç aklımdan çıkmayan bir cümle var: “Bir mahalleye girdiğinizde, oradaki kedi ve köpekler sizden kaçmıyorsa, o mahallede yaşayan insanlar, iyi insanlardır” diyordu. Öyle doğru ki…

Geçenlerde bizim evimize, artık bizimle yaşamak için bir köpek geldi. Sitede isteyen var, istemeyen var. Gördüğünde seven var, hayvancağızın yüzüne bile bakmayan var. Oysa o kadar güzel ve anlamlı gözleri var ki.

Hayvan sevmezlik konusundan bahsetmeyeceğim tabi ki. Canlı sevmek öyle yazarak, anlatarak olacak bir şey değil. Son derece içsel bir durum. Tedavisi var evet, ancak benim bahsetmek istediğim bugün bu değil.

Dikkat çekmek istediğim mevzu için önce biraz evimizin yeni ferdini size anlatmam gerekiyor. Adı Lucky. Çok güzel bir dişi. İsminin anlamı “şanslı”.

Kızım ona bu ismi koyduğunda, çok kullanılan bir isim olduğunu, daha çok erkek köpeklerde kullanıldığını düşünüp biraz burun kıvırdıysam da, onun cevabı çok anlamlıydı: “Anne sen bu köpeğin ne kadar şanslı olduğunu görmüyor musun?”

Lucky bir sokak köpeği. Yani biz bir köpek satın almadık, bir köpek sahiplendik.

Bir buçuk yaşında. Altı ay önce ciddi bir trafik kazası geçirmiş. Muhteşem yürekli bir hayvansever tarafından tedavi ettirilmiş. Çok kötü durumdaymış, gözünün bir tanesi tamamen dönükmüş mesela. Normale dönmesi, yani tedavisi tam dört ay sürmüş. Sahiplendirilmek istendiğinde, onun bir kedi yavrusuyla sarmaş dolaş olduğu bir videoyu gördük ve onunla bağımız da sanırım “ilk görüşte aşk” mertebesinde o anda oluştu. Onbir yaşındaki kızımın bu video sonrası duygulanarak hüngür hüngür ağladığını -ilkokul mezuniyetini saymazsak- ilk defa gördüm diyebilirim.

Lucky geldiğinden beri bizim evde bambaşka bir enerji var. Yaşamınıza bir canlının girmesi kolay bir iş değildir. Gerçek bir sorumluluk ve alışana kadar da stresli bir meseledir. Ancak bizde öyle olmadı.

Hani ölüm deneyimine yaklaşmış, deyim olarak “ölümden dönmüş” insanların derinlikli ve bilge tarafları güçlenir ya; başka bakarlar yaşama, sohbetlerinde farklı bir tat olur; işte Lucky’de de buna eş bir farklılık var. İnsanın tanrıya şükrü gibi Lucky’nin de bize her an bir teşekkür hali var sanki. Ermiş köpek diyorum ben ona.

Yanı sıra muhteşem akıllı. Sanki eğitilmiş gibi temel komutları hemen öğrendi. Minik suratını avuçlarınızın içine alıp gözlerine bakarak söylediğiniz her şeyi anlıyor gibi bunu size hissettiriyor. Tuvaletini dışarı çıkartmadığınız sürece asla yapmıyor. Çıktığında da tek bir yeri var hemen öğrendiği.

Oyuna çağırmadığınız sürece keyifli keyifli oturuyor, yatıyor. Sabah erken uyanma, gece uyumama sorunları yok. Havlamasını daha bir kere duyduk, o da siteye dışarıdan bir şekilde girmiş yabancı bir kangal kırmasının çok yakınına gelmesi sebebiyle oldu. Korudu alanını.

Huzurlu, akıllı, korumacı, oyuncu, her şeyden var onda. Sizin modunuz neyse, o da öyle.

Daha önce de köpeklerimiz olmuştu çocukluğumdan beri. Lucky farklı!

Farklı olması özellikli bir durum değil elbet. “Benim köpeğim de farklı, bu özellikler benim köpeğimde de var” diyebilirsiniz. Özellikli olan şey, onun bir sokak köpeği olup da böyle olması! Özel ırk, safkan, eğitimli, pahalı, vs değil.

Demek istiyorum ki sevgili okur: Eğer bir hayvanseversen ve evine, bahçene, yaşamına, bu canlardan birini istiyorsan sokaklar ve barınaklar lütfen birinci tercihin olsun. Benim düşüncem pişman olmayacağın yönünde. Onlar, yaptığınız bu davranışın karşılığını kat kat veriyorlar.

Unutmayın! Sevgi, her durumda sevgidir ve şekilden, gösterişten bağımsızdır.

Temmuz 2014

Eklenme : 18.08.2017 02:54:40
Paylaş :
© 2014 RANAKAPLAN Koçluk Merkezi