SİSTEMLER ve DEĞERLER

Sistemler  ve Değerler

Uzun yıllardır Değerlendirme Merkezi (DM) Koçluğu yapıyorum. Büyük ölçekli kurumların bir kısmı terfi süreçlerinde değerlendirmeyi kurum dışı bir danışmanlık şirketinden almayı tercih ediyorlar. DM de yönetici adaylarının değerlendirildiği yer. Hız ve zorlayıcı durumlar faktörüyle oluşturulan sanal iş ortamlarında -bir- gün boyunca kişilerin çeşitli başlıklarda yetkinlikleri değerlendiriliyor. O -bir- güne hazırlanmak için aldıkları koçluk desteğini ben bu isimle ifade ediyorum, benim nezdimde bu bir Kariyer Koçluğu olmadığından.

Kurumlar bunu böyle yapma sebeplerini “objektif” değerlendirme değerine dayandırıyorlar, "dışarıdansa objektiftir" ön kabulüyle.

Kişinin çalışkanlığı, zekası, kuruma bağlılığı, işini sevmesi, bilgi ve donanımıyla yıllardır yarattığı katma değer, takım arkadaşlarının onunla çalışmaktan duyduğu memnuniyet, onun liderliği ile oluşan motivasyon ve başarıları, bir üst yöneticisinin performansını “beklenen üstü” olarak değerlendirmesi, yıllardır verdiği emek ve hizmet, sevilmesi, sayılması, kendini geliştirmesi, çok iyi bir üniversitenin çok iyi bir bölümünü vaktiyle şeref derecesiyle bitirmiş olması, yüksek farkındalıklı açık zihni, yaşamında zor durumlardan defalarca ayağa kalkmış olması; hem de apaydınlık olarak, geribildirime açık olması, “ben” haritasından ziyade çoklu bakış açılarıyla değerlendirme yapabilir olması, sonuçları analiz edebilen, risk alabilen, cesur, yapıcı, şefkat-sonuç dengesi gelişmiş, gelişim alanlarının farkında ve her an okuyor, araştırıyor olması, yenilikçi, yenileyen, yenilenen ve iyi gelen olması gibi kat kat daha uzayabilecek bu listenin yerini alan “objektif” olma değeri bu.

Hadi soralım o zaman koçluk sorularımızı:

Bu objektif olmanın;

  • Kişiye faydası ne?
  • Diğer insanlara faydası ne?
  • Kuruma (sisteme) faydası ne?
  • Diğer sistemlere faydası ne?
  • Dünyaya faydası ne?

Kişiyle ilgili o gün gözlemlediklerinin dışında hiçbir bilgiye sahip olmayan (performans değerlendirme formları da dahil) değerlendiricilerin 8-10 maddeyi alt açılımlarıyla da birlikte puanlaması ile kurumların yönetimleri “objektif” karar vermiş oluyorlar. Çünkü DM denilen bir günlük değerlendirme merkezinden pozitif sonuçla çıkamayan kişi terfi alamaz olarak kayıtlanmış oluyor. DM ye iki yıl sonra bir kere daha girebilir sadece.

Şimdi DM’deki bir değerlendiricinin yetkinliğine ilişkin küçük bir anekdot paylaşayım. “İstisnalar kaideyi bozmaz tabi” de demeden, diyemeden. Ucunun dokunduğu şey insansa bozar çünkü.

  • Bu başlıkta beklenenin altındasınız.
  • Ne olması gerekiyor?
  • Bir tık daha ileride olması gerekiyor.
  • O bir tık nedir, somut olarak söyleyebilir misiniz?
  • … (yanıt yok)
  • Kurumum bana yatırım yapıyor ve beni size gönderiyor. Ben de bir değerlendiricinin gözünden gelişim alanımı bilmek istiyorum. Gelişmek istiyorum. O bir tık nedir, somut olarak söyler misiniz?
  • … (yanıt yok)

İnsan düşünmeden edemiyor:

Somut kanıtın olmadığı bir değerlendirme nasıl objektif olabilir?

Tekrar etmek istiyorum. Kurumların yöneticilerine ve yönetici adaylarına uzun yıllardır Değerlendirme Merkezi Koçluğu ve Mentörlüğü yapıyorum. Blok ya da parçalı 6 saat çalıştıktan sonra bu sınavdan geçememiş danışanım olmadı. Bu alandaki seanslarımın ücreti de normal koçluk seansı ücretlerimden daha fazla. Bu son dört cümleyi yazma sebebim kendi reklamımı yapmak için değil, bana negatif dokunuşu olmayan hatta kazanç sağlayan bu sistemi eleştirdiğimi vurgulamak için. Çünkü “Yahu ses etme, sen bak işine” dediğim gün kendimi ölmüş sayacağıma dair anlaşmam var benim kendimle. Bu sebepledir ki bu seanslarımla ilgili meslek sırrımı da paylaşacağım şimdi. Bunu da çalışmalarımdan örnek bazı cümleler aktararak yapacağım:

  • Burada yapman gereken bu ama puan alabilmek için böyle yapmalısın.
  • Olması gereken bu yaklaşım ancak olumlu değerlendirilmek için buna yüzde 30 şu yaklaşımı eklemelisin.
  • Evet bu harika fakat senden beklenen bu değil.
  • Bu fikir fazla üst düzey oldu, anlaşılamayabilir.
  • Burada bu tekniği kullanırsan, değerlendiricinin bilinçaltındaki dirençleri esneyebilir.

Tam bu noktada siz okuyucularıma bir koçluk sorusu sorabilirim:

Ne fark ettiniz?

Hiç kimsenin yetkinliğini, hiçbir sistemin işleyişini, hiçbir kurumun kararlarını "küçümseyecek" profilde biri değilim. Tam tersine, olmakta olan her şeyde her zaman pozitif üst fayda vardır inancım yolum gereği ve deneyimsel olarak en köklü inancımdır. Bu sebeple birkaç tavsiye ile yazımı bitirmek istiyorum. Sorunu dillendirip –kendimce- çözümleri dillendirmemek olmaz.

  • Değerlendirme merkezlerinde ölçümlenen başlıklar ağırlıklı olarak liderlik ve sonrasında da yöneticilik yetkinliklerini kapsar. Bu yetkinliklere önem veriyorsanız tanıdığınız, bildiğiniz, delilleriyle bu yapar dediğiniz adayınıza bu eğitimleri aldırabilir, zaten almış olanlara da kurum içinde kullanım imkanı sağlayan işeyişler oluşturabilir ve somut sonuçları gözlemleyebilirsiniz.
  • Objektif olmak adına bu işi dış danışmanlara bırakmak yerine objektif bakış açısına yelken açabileceğiniz liderlik eğitimlerini siz alabilirsiniz.
  • Bunları zaten yapıp edindiyseniz ve olmadıysa yani kaynağa dönüştürme noktasında yetersiz kaldıysanız bireysel ve spesifik koçluk çalışmaları alabilirsiniz.
  • İlla ki DM olsun diyorsanız, onları daha da geliştirmek için şunların bilgisini anlaşma öncesi kendilerinden isteyebilirsiniz: İlk olarak değerlendiricilerin eğitimleri, eğitim onayları ve eğitim saatleri. İkinci olarak, değerlendiricilerin bu alandaki deneyimlerinin eğitim sonrası 2000 saatin üstü olup olmadığı.

Bütün yazının anafikrinde olan “Kim Kimi değerlendiriyor?” sorunsalında kim sorusuna da kimi sorusuna da harcanacak zaman, enerji ve maliyet göze alındığında ancak “objektif” olunabilir kanaatindeyim.

Son olarak, şimdi bu yazıyı olduğu gibi bir kenara bırakıp google’a “TEDX Karsu” yazıp karşınıza çıkan videoyu izleyin. Sonra belki pozitif değerlendirme alamayanların bazen Dünya için “gerçek pozitifler” olabileceği ihtimali sizi yeni yollara sokabilir. Ve bir adım sonrasında belki değerlerinin farkında olan ve değer yaratabilen zihinlerin pozitif değerlendirmelere ihtiyacı olmadığını hissedebilir ve içinizden “bütün sistemlerin canı cehenneme” diyebilirsiniz.

Sevgiyle…

Eklenme : 20.06.2017 17:16:24
Paylaş :
© 2014 RANAKAPLAN Koçluk Merkezi