ANNE BEN

Anne Ben

Geçtiğimiz ay canım arkadaşım Tülay Yanıkoğlu Yazıcı'nın benimle gerçekleştirdiği röportaj annelik üzerine sevimli bir sohbet kıvamında oldu. Keyifli okumalar.

Rana’cım merhaba. Ben seni yakından tanıyorum fakat takipçilerimizin anneliğini de yakından tanıması için bize biraz kendini anlatır mısın?

İyi şeyler üretmeyi seven, hareketli, sıradışı düşünen, özgürlükçü. Sanırım bu sıfatları öncelikli seçebilirim kendimle ilgili olarak. Annelik bile “iyi bir şey yapma fırsatı” olarak tanımlı bende. Anlamlı ve ileriye götüren.

Annelik planladığın bir şey miydi?

Kesinlikle evet. A’dan Z’ye her detayıyla emin olarak istediğim bir şeydi.

Seni en çok zorlayan ne oldu?

Nerdeyse hiç zorlanmadım diyebilirim. Ne kadar yoğun da olsam dikkatimin büyük bir bölümü hep kızımda oldu. Yanında olmadığım zamanlarda da bu böyleydi. Odak ve pozitif bakış açısı işlerin yolunda gitmesini sağlar. Bu sadece annelikte değil, her işte böyledir. Kızımın iyi bir duygu dengesi küçük yaşlarda oluştu. Bu geri kalan her şeyin kendiliğinden yolunda gitmesini sağladı hep.

Profesyonel Koç ve Eğitmen olmaya Nasıl karar verdin? Kızın o dönemlerde çok küçüktü sanıyorum, zorlandın mı?

Bu bir karar değildi aslında. “Hım böyle de bir şey var, hadi ben de bunu yapayım” dediğim bir seçim değildi. Çok şükür ki böyle değildi! Aldığım eğitimler annelik görevinin altından layığıyla kalkabilmek amacıyla başlamıştı. İlk Koçluk eğitimim de öyle. Koçluğun işleyişindeki hayran olduğum muhteşem zekayı sonradan insanlarla paylaşmak istedim; insanlara “atın artık at gözlüklerinizi” diye haykırmak istedim. Öyle başladı, para kazanmak için değildi.

Mesleğinin annelik sürecine katkıları neler oldu?

Bütün sınırları ve sınırlayıcı inanışları, öğretilmişlikleri, zanları, doğru bildiğimiz yanlışları, yanlış bildiğimiz doğruları, bir insanın nasıl dinlenmesi gerektiğini, her davranışın yaşamın her zerresinde nasıl etki yaptığını fark ettiren bir mesleğim var. Daha iyi bir annelik katkısı olabilir mi?

Kızınla beraber neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Sohbet, alış veriş ve gezmek.

En mutlu olduğun zaman hangisi?

Annelikle ilgili soruyorsan o kadar çok var ki. İlk dişi çıktığında bile olabilecek en üst seviyede mutluluk yaşıyorsun. Genel olarak da mutluluğu tercih ederim. Negatif durumlara bir bakar, kısaca değerlendirir sonra olduğu yere bırakır, yola devam ederim. En çok sabah uyandığımda ve doğanın içinde olduğumda mutluyum. Hareketi ve insanları sevdiğim kadar kendimle kaldığım dingin anları da çok seviyorum. Bu anlarda hem zihnen, hem ruhen üretebilme kapasitem 8-10 katına çıkıyor.

Kızının eğitimi ya da psikolojik süreçleri için takip ettiğin web portalı ya da yayınlar var mı?

Yok. “Her şey için Koçluk bakış açısı yeter” inancım deneyimle sabittir. Her bilginin hızlıca çöp olduğu bir çağda yaşıyoruz. Deneyimsel öğrenim yoksa ve sezgide de belli bir seviye yakalanamadıysa bildiğiniz, okuduğunuz hiç bir şey işe yaramaz.

Kendini nasıl bir anne olarak tanımlarsın?

Önce kendini düşünen bir anneyim ben!

Şaka bir yana, yine de bu bağlamda “mutlu olursam mutlu edebileceğimi” bilen bir anneyim. O sebeple öğretilmiş annelik kimliğinden ziyade daha çocuksuyum. Nerdeyse her yaşta onun yaşıtıyım. Bu aslında yüksek düzeyde empatik olmanın da sonucu.

Hiç otoriter değilimdir mesela. Hiç de ihtiyacım olmadı. Odasını toplamak zorunda değil benim için; mikrop kapmaz ya da disiplinsiz bir insan olmaz. Sevmediği yiyecekleri yemezse herhangi bir besin değeri eksik kalmaz; başka bir besinden tamamlar bünyesi. Ders çalışmak zorunda değil benim için; okul başarısı olmasa da olur listemde ilk sırada oldu hep. Bunun gibi daha birçok şey sayabilirim.

Her sabah uyandığında “Allah’ım bu hayatı hak edecek ne yaptım ben” esprisi önemli olan tek şey benim için. Mutluluk, “memnun olma” ve “üretken olma” durumlarından başka bir şey değil. Bu ikisi de kuralların sağlayabileceği oluşumlar değil.

Hem mesleğini başarıyla sürdürmek hem de kızınla ve ailenle güzel günler geçirebilmek için zamanı nasıl yönetiyorsun?

İnan bunu ben de bilmiyorum. Bazen kendime, “bu kadar çok şeyi nasıl yapabiliyorsun?” derken buluyorum kendimi. Sanırım “sevgi” buradaki en kilit kelime. Severek yapıyorsan her şeye yetecek vakit var. Ben yaşamın her zerresini tutkuyla seven biriyim. Hem de ne olursa olsun!

Tabi ailemin ve çalışma arkadaşlarımın içten destekleri de çok önemli.

Çiçeği burnunda annelere ve anne olacaklara neler önerirsin?

Olduklarından daha fazlasını olabileceklerini, yapabildiklerinden daha fazlasını yapabileceklerini bilsinler. Hayata pencerelerden değil, gökyüzünün altına boylu boyunca uzanarak baksınlar. Var olan bütün sınırların “öğrenilmiş zanlar” olduğunu anlasınlar. Bütün bunları yaşamlarına sokabilmek içinse, evet eğitim şart. Annelik bir görev ve bir görevin hakkını verebilmek birinci insanlık kuralı bende.

Eklenme : 14.02.2019 01:32:41
Paylaş :
© 2014 RANAKAPLAN Koçluk Merkezi