AŞK

Aşk

“Aşk ne zor” dedi biri

“Kolay olsa adı aşk olmazdı” dedi diğeri

Sonrası sessizlik…

Bence insan zihninin anlaması mümkün olmayan liste başı iki kavramdan ilki sonsuzluk, ikincisi aşk.

Değişik bir kimya. Bu konuda seminerler bile veriliyor. İnsan sonsuzluğu, varoluşu anlamaya çalıştığı gibi aşkı da anlamaya çalışıyor.

Bulunan bütün cevapların öyle dışında ki, bu böyledir dediğimiz her cümlenin sonuna şunu ekleyebiliriz: “Aşk hariç”

Yaşam tercihlerimizden oluşur, aşk hariç.

İnsan duygularını yönetebilecek potansiyele sahiptir, aşk hariç.

Her şey iyileştirilebilir, aşk hariç.

Olmasa da olur, aşk hariç.

Her şeyin üstesinden gelinebilir, aşk hariç.

Kocaman bir konuya girdim biliyorum. İnsanlık tarihiyle yaşıttır aşk, bununla birlikte bahsetmek istediğim şey, minik ama önemli bir detaya dikkat çekmek aslında.

Aşk sorunuyla bana gelen kişilerle önce yaşadığı duygunun aşk olup olmadığını fark etmesi için çalışıyoruz. Çünkü aşk sanılan duygu çoğu zaman aşk değil, egosal yaklaşımlar.

Mesela her şeyi onunla yapmak istiyorsan, bu kendi varlığından yeterince memnun olamamandan kaynaklı olabilir. Yaptığın şeylerden yeterince keyif alamaman olabilir. Sosyal yaşamın zayıf kalmış olabilir. An mucizesinin, yaşamın, doğanın, sahip olduklarının değerinin yeterince farkında olmaman olabilir.

Seni sevsin istiyorsan, kendini eksik seviyor, farkında olmadan bu eksikliği tamamlamaya çalışıyor olabilirsin.

Yaşamını onunla birleştirmek istiyorsan, bu toplumsal “evlenmelisin” öğretilmişliği olabilir. Öğretilmiş olan, senin öz varlığının dışındadır ve bu sana, senin bile fark etmediğin maskeler sunuyor olabilir.

İstediğim gibi olsun, bana istediğim gibi davransın diyorsan o zaman daha yürümen gereken çok yollar var demektir.

Onun istediği gibi olmaya çalışıyorsan, bilinçaltı düzeyde zaten kendini beğenmiyor olabilirsin. Bu da yine kendin olan haline yeterince değer vermiyor olmanla ilgili olabilir.

Bu liste çok uzar. Beklentiler, hoş görünmeye çalışmalar, fedakarlıklar, anlaşılma ihtiyacı, elde etme, elde tutma çabaları, seviliyorum, beğeniliyorum göstermeleri egonun sana oynadığı traji-komik oyunlardır; Aşk değil! Bunlar olduğu sürece, bunları sağlasan da yetmez. Çünkü bir başkasından, dışarıdan alacağın hiçbir şey seni asla tamamlamayacaktır.

Durum böyle olduğunda ki  bizim gibi baskı toplumları için çok büyük bir oranda böyle olmakta, o zaman hadi gel koçluk çalışalım. Çalışalım ki sen önce kendi içinde tam ve bütün ol. Önce kendinden keyif al. Kendini sev, beğen, değerli gör. Kendinden ve yaşamından memnun ol. Kendinle mutlu ol.

Ol ki ardından kuracağın ilişki de buram buram huzur koksun, özgürlük tütsün, değer olup taşsın, yaşamın her anı, birlikte her an yine yeni yeniden yaratılsın.

Durum yukarıda sıraladığımız kimlik boyutundaki eksik yanlardan kaynaklı değilse, yani mevzu gerçekten aşk ise o zaman yapılacak tek bir şey var. Suya anlat derdi ya büyüklerimiz, işte o misal…

Eklenme : 14.02.2019 01:37:23
Paylaş :
© 2014 RANAKAPLAN Koçluk Merkezi